Bir araştırmacı olarak, toplumsal yapıların bireylerle nasıl sürekli bir etkileşim içinde olduğunu düşündüğümde, 1977 yapımı İstasyon filmi dikkate değer bir “mekân‑kimlik” sahnesi sunuyor. Bu yazıda, filmin çekildiği yerleri sosyolojik bir perspektifle ele alırken, film aracılığıyla toplumsal normlar, cinsiyet rolleri ve kültürel pratiklerin nasıl biçimlendiğini de tartışacağım.
“İstasyon” Nerede Çekildi? Mekânın Toplumsal Yansımaları
Filmin çekim mekânları olarak en sık öne çıkan bilgiler, İstanbul’un Sarıyer ilçesine bağlı Tarabya semti ve çevresi ile Kocaeli’nin Gebze ilçesinde yer alan tren istasyonu alanlarıdır. [1] Tarabya sahil sahneleri mekan olarak kullanılırken, final sahnesinin Gebze’deki tren istasyonu alanında geçtiği belirtiliyor. [1] Bu mekânsal seçimler, filmin toplumsal yapıları ve bireylerin ilişkisel bağlarını görselleştirmesi açısından önemli bir zemin sunar.
Mekân yalnızca arka plan değil; karakterlerin kimliklerinin şekillendiği, normların yeniden üretildiği ve kültürel pratiklerin devreye girdiği bir sahnedir. Tarabya’nın sahil semti olması, bir tür “serbest alan” imgesiyle ilişkilendirilirken; Gebze gibi daha sanayi‑öncesi ve tren hattı bağlamına sahip bir yer, modernleşme/yerellik çatışmasını da çağrıştırır. Bireyler ve topluluklar, bu tür mekânlarda hem yapıların hem de ilişkilerin kurduğu sınırlarla karşılaşırlar.
Toplumsal Normlar, Cinsiyet Rolleri ve Filmin Dekoru
Filmin hikâyesi, suç geçmişiyle yaşayan bir erkek karakter (Cüneyt Arkın’ın canlandırdığı “Gırgır Ali”) ile ünlü bir kadın şarkıcı (Hülya Koçyiğit’in oynadığı “Yasemin”) arasındaki kaçırma ve ilişki sürecini konu alıyor. Bu bağlamda, erkek karakterin “yapısal işlevler” çerçevesinde hareket ettiğini; suç, özgürlük arayışı, müdahale ve kontrol gibi unsurlar üzerinden toplumdaki erkeklik imgesini biçimlendirdiğini söyleyebiliriz. Kadın karakter ise daha çok “ilişkisel bağlar” üzerinden hareket ediyor: kaçırılma, bakılma, dönüşüm, yakınlaşma gibi süreçlerle ilişki ağlarının içinde yer alıyor.
Erkek kahraman, mekân içinde hareket edebilen, şekillendiren ve dönüştüren bir aktör olarak öne çıkarken; kadın karakter daha çok mekânla, toplumla ve diğer bireylerle kurduğu ilişki üzerinden kimlik buluyor. Bu durum, sinemada sıkça karşılaşılan erkek‑yapı/ kadın‑ilişki kodlarının toplum içinde nasıl yeniden üretildiğini gösteriyor. Örneğin, film sahnelerinde Tarabya sahilindeki mekânlar, erkek karakterin “özgürlüğe“ ve hareket alanına sahip olduğunu ima ederken, final sahnesindeki tren istasyonu alanı, kadın‑erkek ilişkilerinin toplumsal “geçiş” ve “karşılaşma” mekanına dönüştüğü bir simge olarak işlev taşıyabilir.
Kültürel Pratikler ve Birey‑Topluluk Arasında Etkileşim
Bu filmde yer alan kültürel pratikler — örneğin kaçırma teşebbüsü, özgürlük arayışı, toplum dışı hareketler — bireylerin topluluk normlarına nasıl tepki verdiğini gösteriyor. Erkek karakterin geçmişiyle yüzleşmesi ve toplumun dışına itilmiş bir figür olarak varlığı, toplumsal yapının sınırlarını test ediyor. Kadın karakterin ise şöhret, kaçırılma ve ilişki içinde dönüşmesi, bir toplumsal normdan başka bir norma geçişi temsil ediyor.
Topluluk yapıları açısından bakıldığında, film mekân seçimiyle de bir metropol‑yarı metropol ayrımı çiziyor: İstanbul’un sahil semti, ilişkilerin görece daha serbest ve akışkan olduğu bir alan olarak görünürken; Gebze tren istasyonu gibi mekânlar daha düzgün, normatif, geçişlere işaret eden bir yapıyı gösteriyor. Bireyler bu yapılar içinde hareket ederken, hem kendi kimliklerini şekillendiriyor hem de yapıların baskısını hissediyorlar.
Okuyucuları davet ediyorum: Siz kendi günlük yaşantınızda mekânların (semti, mahalleyi, işyerini) nasıl kimlikleri ve ilişkileri biçimlendirdiğini gözlemlediniz mi? Erkek‑kadın rolleri sizin çevrenizde benzer kodlarla mı işliyor? Bu film aracılığıyla kendi toplumunuzdaki toplumsal normları ve birey‑topluluk etkileşimini yeniden düşünebilirsiniz.
Sonuç olarak, İstasyon filmi sadece bir sinema yapımı olmanın ötesinde, mekân, kimlik, ilişkiler ve toplumsal normların iç içe geçtiği bir sosyolojik referans noktası olarak değerlendirilebilir. Mekânın seçimi — Tarabya sahili ve Gebze tren istasyonu — filmdeki toplumsal yapıları yansıtan görsel ve sembolik bir platformdur. Erkeklerin yapılandırıcı işlevleri ve kadınların ilişkisel bağları üzerine kurulu bu anlatı, bize toplumun nasıl normlarla biçimlendiğini ve bireylerin bu normlar içinde kendilerini nasıl konumlandırdığını düşündürüyor.
—
Sources:
[1]: https://www.sondakikaizmir.com/istasyon-filmi-nerede-cekildi-kac-yilinda-cekildi-ne-zaman-oyunculari-isimleri-hangi-kanalda/?utm_source=chatgpt.com “İstasyon filmi nerede çekildi kaç yılında çekildi ne zaman oyuncuları …”